Biyokimyasal Testlerden Beklenen Yararlar

Hastalıkların teşhisi ve takibinde kan, idrar, beyin omurilik sıvısı (BOS), dışkı (gayta), amniyotik sıvı, tükürük, ter gibi biyolojik sıvılarda biyomoleküllerin miktarlarının tayini için yapılan analitik işlemlere klinik biyokimya incelemeleri (tetkikleri) denir.

Genel tarama ya da rutin biyokimya ise kişilerin kanında ve idrarında bakılan bir grup tetkiki içermektedir. Sıklıkla yapılan (rutin) biyokimya tetkikleri genel olarak kişinin sağlık durumu ve karaciğer, böbrek pankreas, kalp gibi temel organ fonksiyonlarını gösteren testlerdir.

Kalp yetmezliği, kalp krizi şüphesi veya kalp ile ilintili enfeksiyonların araştırılmasında kullanılır.

Damar sertliği ve Koroner arter darlığı için risk faktörlerinden biri olan kolesterol yüksekliği (hiperlipidemi),  veya dengesizliği (dislipidemi) kan tetkiklerinde kolayca saptanır. Diğer bir risk faktörü olan diyabet (şeker hastalığı) veya insülin direnci araştırılır.

Çarpıntı yakınması olan kişilerde kalp ritim bozukluğu ile ayırımı açısından kansızlık veya tiroid fonksiyon tesleri bakılmalıdır

Hipertansiyon hastalığı çoğunlukla genetiktir (kalıtsal). Bir kısım hastada böbrek veya böbreküstü bezlerden, bazı tip tümörlerden kaynaklı olabilir. Bu ayırımı yapmakta yine kan ve idrar tesleri bize yardımcı olur.

Bazı ayrıntılı genetik testler kalıtsal kalp hastalıklarında ön bilgi verir.

Yaş

Bazı değerlerin çocuk, erişkin ve yaşlılardaki referans değerleri farklıdır. Örneğin kanda kolesterol düzeyi yaşla birlikte artar.

  • Cinsiyet: Kadın ve erkekte farklı düzeyde normal değerlere sahip belirteçler de-ğerler vardır. Örneğin; testosteron hormon düzeyi erkeklerde kadmlardan daha yüksektir.
  • 2. Diyet: Bazı test sonuçlan kişinin diyet aracılığı aldığı besinlerden etkilenebilir ve kişi sağlıklı bile olsa sonuçlarda normalden farklı bir değer elde edilebilir. Örneğin karbonhidratlı gıdalar kan şekerini, yağlı diyet ise kan yağlarının değerlerini arttırabilir. Bu nedenle rutin biyokimya değerleri çalışılacak kişilerin en az sekiz saat aç kaldıktan sonra kan örnekleri alınmalıdır.
  • 3. İlaçlar: Kişilerin kullandığı farmakolojik ajanlar biyokimyasal parametreleri özellikle de karaciğer fonksiyon testlerini (KCFT) etkileyebilir.
  • 4. Fiziksel aktivite: Kişinin fiziksel aktivitelerinin azlığı ya da fazlalığı biyokimyasal testlerinin sonuçlarını etkileyebilir. Örneğin kreatin kinaz enzim aktivitesi yoğun fiziksel egzersiz sonrası normal değerlerden daha yüksek ölçülebilir.
  • 5. Hamilelik: Hamilelerde ürik asit, kolesterol ve alkalen fosfataz düzeyleri yükselirken laktat dehidrogenaz enzim aktivite ölçümleri düşük ölçülebilir.
  • 6. Kişisel alışkanlıklar: Sigara ve alkol alımı da bazı parametreleri değiştirebilir. Nikotin glikoz, büyüme hormonu, kortizol, kolesterol, trigliserit ve üre değerlerini; alkol alımı ise kan glikoz ve gama glutamil transferaz (GGT) enzim düzeylerini etkileyebilir.
  • 7. Vücut ağırlığı: Kadın ve erkeklerde bazı biyokimyasal parametreler ağırlık arttıkça değişime uğrar. Örneğin kortizol ve kan yağlan vücut ağırlığı ile beraber artar.
  • 8. Biyolojik ritm: Vücutta günlük, aylık hatta yıllık bir ritm ile değişim gösteren parametreler mevcuttur. Örneğin kortizol hormonunun gün içinde sentezi ve salı-nımı farklılık gösterir. Sabah 8.00″de salimim başlar ve öğlen 12.00’de en yüksek seviyeye ulaşır ve ilerleyen saatlerde düşmeye başlar saat 20.00’de en düşük seviyeye geriler. Kadınların regl siklusunu (adet dönemi) düzenleyen hormonlar ise aylık bir ritm ile salgılanır. Bu nedenle bu testlerin yapılacağı örneklerin alındığı saat ve güne bağlı olarak normal değerleri de farklılık gösterecektir.
  • 9. Testlerin tayininde kullanılan metodlar: Genellikle her bir biyokimyasal parametrenin tayininde birden fazla yöntem vardır. Farklı laboratuvarlar aynı parametreyi farklı testlerle çalışıyor olabileceklerinden sonuçlar da farklı çıkacaktır. Bu nedenle testin sonucu yorumlanırken mutlaka referans aralığı o teste ve çalışılan laboratuvara ait olmalıdır.
  • 10. Örneklerin doğru koşullarda alınması: Genellikle rutin biyokimya tetkikleri için kan örnekleri ortalama sekiz saat açlığı takiben sabah alınmalıdır. Ön koldaki toplar damar genellikle en çok kan örneği alınan bölgedir
  • Kalp ile ilgili sık kullanılan biyokimyasal testler;
YUKARI